YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11585
KARAR NO : 2012/13829
KARAR TARİHİ : 12.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522 (normal) maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; gece saat 21.30 sularında sanıkların birlikte müştekinin işyerine havalandırma penceresini kırıp girdikten sonra sağlam ve muhkem kilitli yazıhane kapısının kilidini kırıp içerideki kilitli dolabın kilidini de kırıp açarak içinden 700 milyon lira çalma eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde belirtildiği şekilde kapı kilidinin taklit anahtar veya diğer bir aletle kilit açmak suretiyle gerçekleştirilmediği, kilidin kırılarak açılması söz konusu olduğundan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 53 maddelerine uyan hırsızlık suçunu yanında aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c, 53 maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1, 53 maddelerine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, mala zarar verme suçu yönünden hüküm tarihinde; geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden hükümden sonra 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
2- Kabule göre de;
a- Suçun konusunu oluşturan 700 milyon liranın değerinin az olmamasına ve 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin öngördüğü koşullar gerçekleşmemesine karşın, yazılı şekilde hükmolunan cezadan indirim yapılması,
b- Sanık …’ın, diğer sanıklar … ve … ile önceden anlaşarak eyleme doğrudan katıldığı gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39. maddesi ile uygulama yapılması,
c- Hak yoksunlukların seçimlik olmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (d) ve (e) bentlerinin de uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, sadece 53/1-a-b ve c bentlerinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.