YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5349
KARAR NO : 2021/27522
KARAR TARİHİ : 24.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafisi, sanık …
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık …’a yükletilen 6136 sayılı Kanuna muhalefet eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi başkaca hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen karardan tebliğnameye uygun olarak “TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım” çıkarılmak suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kasten yaralama, sanık … hakkında mala zarar verme ve silahlı tehdit eylemlerinden kurulan hükümlerin temyizinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun, 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. maddesi uyarınca, uzlaştırma kapsamına alınması ve hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasına, “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmiş olması karşısında, sanık …’in mala zarar verme eyleminin uzlaştırma kapsamında kalması nedeniyle CMK’nın 253. maddesi gereğince, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Sanık …’in, tehdit suçlamasını kabul etmemesi karşısında, somut olayda görgüye dayalı bilgileri olan ve soruşturma aşamasında beyanlarına başvurulan …, …, …, …, …, …, … ile …’un ifadelerinin alınmasından ve tüm delillerin birlikte tartışılıp değerlendirilmesinden sonra sanık … hakkında tehdit suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle karar verilmesi,
c) Her iki sanık hakkında mahkumiyet kararı verilen olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlarda bulunulması nedeniyle bir önceki bentte isimleri belirtilen tanıklarda dinlenip, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde de durularak sanıklar hakkında TCK’nın 29. maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
d) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde, netice hapis cezasının 1 yıl 12 ay yerine 2 yıl biçiminde fazla belirlenmesi,
e) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafisi ile sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünde, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.