Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/15234 E. 2012/19247 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15234
KARAR NO : 2012/19247
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları yönünden, daha önce kasıtlı suçtan mahkum oldukları anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6 maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıkların işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından dolayı suça katılan sanık sayısına göre cezalarında TCK’nın 119/1-c maddesiyle arttırım yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüklerine karar verilen sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesi ile uygulama yapılırken, her bir suç nedeniyle verilen cezanın yasal sonucu olarak her suç için ayrı ayrı anılan maddenin uygulanması yerine sonuç ceza üzerinden bir defa hüküm kurulması ve aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendindeki kendi altsoyları üzerindeki haklardan aynı maddenin 3. bendi uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilmelerine kadar yoksun bırakılmaları yerine, cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına yol açacak şekilde karar verilmesi,
2- 5271 sayılı CMK.’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
3-5237 sayılı TCK’da cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinin de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ”TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak yerine her bir sanık hakkındaki ayrı ayrı suçtan dolayı verilen cezadan sonra gelmek üzere ”53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin ayrı ayrı eklenmesi ve ve yine hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ”sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi ile her sanık hakkındaki hüküm fıkrasından cezaların toplanması ile ilgili kısmın çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.