YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24294
KARAR NO : 2012/27862
KARAR TARİHİ : 19.12.2012
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanuna göre Tazminat
Hüküm : 1.838,28 TL maddi, 4.500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davacının beraat ettiği davada kendisini temsil için tayin ettiği avukata yapmış olduğu ödemenin maddi tazminat hesabına ilave edilmesi yönünde talebi bulunmadığından tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacı vekilinin dosyada bulunan vekâletnamesinde tazminat davası açması için özel yetkisi bulunmadığından davacı asil dinlenilerek, vekilinin açtığı tazminat davasına muvafakat edip etmediğinin sorulması gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı,
Kabule göre de;
1- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen 4.500 TL’nin belirtilen ölçütlere uymayıp az olduğunun gözetilmemesi,
2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2-63 sayılı kararında açıklandığı üzere: haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunabileceği, davanın kısmen kabulü halinde ise davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
3- Asgari ücret üzerinden hesaplanan maddî tazminat miktarından hafta sonu tatili, dinî ve millî bayram tatilleri nedeniyle indirim yapılamayacağının dikkate alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş olup, davacı vekilive davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden
hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.