YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9808
KARAR NO : 2021/10398
KARAR TARİHİ : 18.11.2021
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurarak, 29.11.2019 tarihli ihalelerin feshini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesi’nce şikayetin kabulü ile ihalelerin feshine hükmedildiği, kararın borçlu ve alacaklı yanlarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine, alacaklının istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yerine; şikayete konu taşınmazlardan 77 ve 120 Parsel olanlar yönünden şikayetin zarar unsuru oluşmadığından hukuki yarar yokluğundan reddine, 36, 122, 293, 350 ve 351 Parsel sayılı olanlar yönünden şikayetin esastan reddine ve şikayetçinin 11.912,50 TL para cezası ile cezalandırılmasına, 14 Parsel sayılı olan yönünden ise şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği, kararın şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nin 02.03.2021 tarihli ek kararıyla temyiz başvurusunun iki haftalık temyiz süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle temyiz isteminin süre yönünden reddedildiği, borçlu tarafından ek kararın, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, 11.11.2020 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının şikayetçi borçlu …’a Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği görülmüştür. Ancak gerçek kişiye TK’nun 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için, daha önce aynı adreste kendisine usulüne uygun bir tebligatın yapılmış olmasına rağmen, muhatabın adres değişikliğini bildirmemiş olması ve adres kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması gerekmektedir. Bu husus ön şarttır. Buna göre 30.11.2020 tarihinde borçlunun “Çalı Mh. Bursa Cd. No: 28/1 Nilüfer /Bursa” adresine TK’nun 35. maddesi gereğince tebliğ edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararına ilişkin tebligattan önce bu adrese yapılan geçerli bir tebligat bulunmadığı gibi, aynı adrese daha önceden çıkartılıp bila tebliğ iade edilen bir tebligat da olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının şikayetçiye tebliği usulsüz olup, usule aykırı tebliğin hükmü ise, Tebligat Kanunu’nun 32. maddesinde ve Tebligat Yönetmeliği’nin 53. maddesinde düzenlenmekle, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edileceğinden, mevcut dosya durumuna göre borçlunun temyize konu kararı daha önceden öğrendiğine ilişkin bir bilgi ve belgeye de rastlanılmadığından, 11.02.2021
tarihli temyiz talebinin iki haftalık yasal süre içerisinde olduğunun kabulü gerekir. Bu suretle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine dair 02.3.2021 tarih ve 2020/1680 E. – 2020/1949 K. sayılı ek kararın oybirliğiyle kaldırılmasına karar verildikten sonra asıl karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 59,30 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 18/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.