YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14081
KARAR NO : 2012/20450
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık, hırsızlığa teşebbüs, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık …’ün müştekiler …, …, … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-1-Sanık …’ün müştekiler …, …, …, … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın yakalandıktan sonra 28.12.2004 tarihli tutanakta da belirtildiği üzere, suça konu eşyaları sakladıkları yerleri kolluğa göstermek suretiyle eşyaların sahiplerine iadesini sağlaması karşısında; 765 sayılı TCK’nın 523/1. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi,
B-2-Sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar birbiriyle karşılaştırılmak suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve iki müşteki dışında şikayet de bulunduğu için (suç saatine göre) konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturan eylemler nedeniyle hırsızlık dışındaki suçlar yönünden uzlaşma müessesesini düzenleyen CMK’nın 253-254. maddeleri gereğince uygulama yapılıp sonucuna göre, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle lehe olan Yasanın belirlenip uygulama yapılması gerektiğinin, yine lehe yasa değerlendirmesi sırasında 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK hükümlerinin ayrı, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümlerinin ayrı değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde eksik, hatalı ve denetime imkan vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 81. maddesinin uygulanması sırasında denetime imkan verecek şekilde sanığın hangi ilamının tekerrüre esas alındığının karar yerinde gösterilmemesi,
3-Sanık …’ün yakalandıktan sonra 28.12.2004 tarihli tutanakta da belirtildiği üzere, çaldıkları eşyaları sakladıkları yerleri göstermek suretiyle eşyaların sahiplerine iadesini sağlaması karşısında; bu sanık hakkında da 765 sayılı TCK’nın 523/1. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.