YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16228
KARAR NO : 2012/20063
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılan …’a ait temeli yeni kazılmış, etrafı 1 metre yüksekliğinde tuğla ile çevrili ve bekçisi bulunmayan inşaat alanında adet ve kullanım gereği açıkta bırakılan, 625 TL değerinde toplam 25 adet teleskopik iskele direklerini çalmaya teşebbüs eden sanıklar …, … ve …’un eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesine uyduğunun anlaşılması karşısında; mahkemece hırsızlık suçundan doğru nitelendirme yapılsa idi, sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e, 143, 35/2 ,62/1, 50/1-a ve 52/2 maddelerinin uygulanması sonucu bulunacak adli para cezasının 3.500 TL olacağı; bu miktarın kesinlik sınırını aşacağı; kesin olarak verilmesi mümkün olmayan bu hüküm aleyhine temyiz olduğu anlaşıldığından, tebliğnamede sanıklar … ve … hakkındaki temyiz isteminin reddine dair düşünce benimsenmemiştir.
Sanık …’un daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6 maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanıklar …, … ve …’un eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde aynı yasanın 141/1 maddesi ile uygulama yapılıp sanıklar hakkında az ceza tayin edilmesi;
2)Sanık … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi gereğince, aynı yasanın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar; diğer bentlerde yazılı haklardan yoksunluğun ise hapis cezasının infazının tamamlanmasına kadar süreceğinin gözetilmemesi;
3)Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar şekilde, cezanın infazından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirlenmesi;
4)Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafii ve katılan … vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.