YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6921
KARAR NO : 2021/10756
KARAR TARİHİ : 24.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür Bozma
1) UYAP sisteminden yapılan kontrolde sanığın muhtelif tarihlerde mühür bozma suçunu işlediği iddiasıyla Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/120 Esas ve Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/86 Esas sayılı dava dosyalarında yargılandığının tespit edilmesi, sanığın borcundan dolayı elektriğin kesildiğini ancak mühürleme yapılmadığını, kendisinin mühür bozmadığını savunması nedeniyle beyanının alınması gereken ve dinlenmesine karar verilen tutanak tanıklarının ifadesine başvurulmadan hüküm verildiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi bakımından; tutanak tanıklarının beyanlarının alınması, iddianame içerik ve tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması amacıyla anılan dava dosyalarının araştırılıp celbi sağlanarak, derdest olması ve muvafakat verilmesi halinde davaların birleştirilmesi, aksi takdirde ilgili dosyaların bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örnekleri dosya içerisine konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olasılığı veya mükerrer dava bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşen hükümler var ise dikkate alınarak, sonradan sübutu kabul edilen fiil nedeniyle zincirleme suça ilişkin hükümler de uygulanarak tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması yasaya aykırı,
Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 24.11.2021 tarihinde hükmün açıklanma koşullarının oluşup oluşmadığına dair ön sorun yönünden Başkan Vekili …’ın ek gerekçeleri ile diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi.
EK GEREKÇE
Dairemizin 24/11/2021 tarih, 2021/6921 Esas, 2021/10756 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.
Sanığın TCK’nin 203/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanması suretiyle kurulan Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29/03/2016 tarih 2016/61 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Sanık hakkında aynı mahkemece 01/12/2011 tarih 2010/748 Es., 2011/743 Kr. sayıyla verilen hükmün CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde sanık hakkında Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22/12/2015 tarih 2015/297 Esas, 2015/1020 Karar sayı ile TCK’nin 203/1, 62, 52/2. maddeleri ile doğrudan 3.000 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükme istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen hükümlerin olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeplerle anılan mahkeme kararının öncelikle hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı sebebi ile bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun eksik araştırmaya dayalı bozma düşüncesine ek gerekçe ile katılmıyorum 24.11.2021