YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26892
KARAR NO : 2012/13877
KARAR TARİHİ : 13.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Hükümlüler … ve … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükümlüler … ve … hakkında kurulan 04.11.2003 gün ve 2003/373 E ve 2003/925K sayılı hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm ancak, suç tarihinden sonra yürürülüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan …’e ilişkin ilk hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni yürürlüğe giren yasalar yönünden lehe değerlendirme amacıyla dosyanın iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan hükümlüler … ve …’in tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, hükümlüler … ve … hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlüler müdafilerinin konusu bulunmayan temyiz itirazlarının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince ise:
Yakalama tutanağı, müşteki beyanı, yer gösterme tutanağı, sanıkların aşamalardaki beyanları ile haklarındaki hüküm kesinleşen hükümlüler … ve … ile sanığın baştan itibaren birlikte hareket etikleri, müşterek verdikleri kararla eylemi gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, tebliğnamenin bozma isteyen düşüncesi benimsenmemiştir.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6 maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında uygulama maddesinin 765 sayılı TCK’nın 493/1-son yerine 493/1 olarak gösterilmesi, yerinde eklenebilir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun larak ONANMASINA, 13.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.