YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1882
KARAR NO : 2012/2173
KARAR TARİHİ : 06.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık hakkında ceza uygulanması sırasında, 5237 sayılı TCK.nın 35.maddesinin, aynı Yasanın 143.maddesinden önce uygulanması suretiyle, TCK.nun 61.maddesine aykırı davranılması sonuca etkili olmadığından, sanıklar tarafından çalınan malların rızai iadesi sözkonusu olmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 168 maddelerindeki yasal şartların oluşmadığının gözetilmemesi ve sanıkların mağdura karşı işledikleri hırsızlık suçu tamamlandığı halde 5237 sayılı TCK’nın 35/2. maddesiyle indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmününde, erteli ilamın aynen infazı uygulamasına esas alınan Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2003/783E ve 2004/1630K sayılı ilamının yapılan incelemesinde; sanığın neticeten 612.521.000 TL ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve bu cezanın 647 Sayılı yasanın 6. maddesi gereğince ertelenmesine 13.12.2004 tarihi itibarıyle karar verilmiş olduğu, 765 Sayılı TCK’nın 95/2 maddesinin karşılığının 5237 Sayılı TCK’nın 51. maddesinde düzenlenmesi ve anılan maddede erteli ağır para cezalarının infazı konusunda bir hüküm bulunmaması karşısında, 5237 Sayılı TCK’nın 51, 52, 58 ve 7/2 madde hükümleri gereğince sanığın ertelenmiş cezasının aynen infazına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki erteli cezanın aynen infazına ilişkin kısmın tümünün hükümden çıkartılması suretiyle suretiyle, eleştiriler dışındaki yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında ceza uygulanması sırasında, 5237 sayılı TCK.nın 35.maddesinin, aynı Yasanın 143.maddesinden önce uygulanması suretiyle, TCK.nun 61.maddesine aykırı davranılması,
2-Sanıklar tarafından çalınan malların rızai iadesi sözkonusu olmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 168 maddelerindeki yasal şartların oluşmadığının gözetilmemesi,
3-Sanıkların mağdura karşı işledikleri hırsızlık suçu tamamlandığı halde 5237 sayılı TCK’nın 35/2. maddesiyle indirim yapılması,
4-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.