YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24792
KARAR NO : 2012/26613
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan incelemesinde;
Sanığın yapılan ihbar sonucu farklı bir kamyondan hırsızlık yaparken yakalanması ve müştekinin kovuşturma aşamasındaki 14.01.2005 tarihli beyanında, aracından çalınan teyp ve aküyü almadığını söylemesi karşısında eyleminin tamamlandığı gözetilmeden kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması ve sanığın çaldığı eşyaların değeri az kabul edilerek 5237 sayılı yasanın 145. maddesiyle cezada indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından, aynı yasanın 35. maddesinin, 145. maddesinden önce uygulanması suretiyle, 61. maddeye aykırı davranıldığı belirlenmiş ise de, sonuç ceza değişmediğinden, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmemiş ise de, her durumda 5237 sayılı TCK’nın lehe olması nedeniyle sonuca etkili görülmemiş, gerekçede sanığın 142/1-e maddesi ile cezalandırılacağı belirtilmesine rağmen hüküm kısmında sanık hakkında 141/1-e maddesinin uygulanması mahallinde giderilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki a-c-d-e bentlerinin de uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, sadece 53/1-b bendinde belirtilen haktan sanığın yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53/1-b maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.