YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2888
KARAR NO : 2021/13473
KARAR TARİHİ : 03.11.2021
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi uyarınca; “Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanunun 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Yine aynı Kanunun 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur.
İnceleme konusu davada; davacı taraf, 07.11.2006-01.01.2010 arasında (19.06.2007-1.11.2007 arası dönem hariç) aralıksız olarak davalı işyerinde haftanın 6 bazen 7 günü bahçe temizliği baharat imalatı işinde sürekli çalıştığının tespiti isteminde bulunmuş, yargılama sonucunda mahkemece davacının davalı işyerinde 01/11/2007-01/01/2010 tarihleri arasında tam zamanlı ve belirsiz süreli hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle toplam 781 gün çalıştığının ve bu çalışmasının 781 gününün SGK’ya bildirilmediğinin tespitine dair karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının talebi kısmen kabul edildiği halde, tam kabul şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 01/11/2007-01/01/2010 tarihleri arasında tam zamanlı ve belirsiz süreli hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle toplam 781 gün çalıştığının ve bu çalışmasının 781 gününün SGK’ya bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2- Alınması gerekli karar ve ilam harcı 54,40 TL olmakla, peşin alınan harcın mahsubu ile 30,10 TL nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3- Davacı tarafından yapılan toplam 1.071,80 TL yargılama giderinin, 593,03 TL’sinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına
4- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5- Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı kuruma ödenmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,” şeklinde yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının davalıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.