Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/18216 E. 2012/20900 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18216
KARAR NO : 2012/20900
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

Hırsızlık suçundan sanıklar …, …, …, … ve … hakkında yapılan duruşma sonunda; hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin … 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.10.2006 tarih 2006/6 Esas ve 2006/741 Karar sayılı hükmün sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin 28.11.2011 tarih ve 2011/13856-2011/6566 sayılı ilamı ile bozma ve düşme kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.01.2012 tarih ve 6-2007/16934 sayılı yazısı ile verilen kararda hükümlü … hakkında mahkemece verilen 23/12/2003 gün ve 2002/148 esas, 2003/1115 karar sayılı hükmün bu sanık tarafından temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi gereğince uyarlama yargısının konusu olaabileceği diğer sanıklar …, …, … ve …’nin yasal süresi içinde temyizi sonucu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iadesi üzerine yürütülen genel yargılamaya tabi kovuşturma sonunda verilen kararın Yargıtay aşamasında zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilemeyeceği ve hükümlü yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmesi yönündeki itirazı üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay C.Başsavcılığının 13.01.2012 tarih ve 6-2007/16934 sayılı itirazı yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 28.11.2011 gün ve 2011/13856 esas, 2011/6566 karar sayılı bozma ve düşme kararı hükümlü … yönünden kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
23/12/2003 gün ve 2002/148 esas, 2003/1115 karar sayılı hükmün sanıklar … ve … müdafii ile … ve …’nin yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsvcılığı’nın temyiz eden sanıklar yönünden yeniden değerlendirme yapılması amacı ile iade edilmiştir. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü … hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanıklar …, …, … ve … hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca ayırma kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak hükümlü … hakkında verilen karar, hukuken yok hükmünde olduğu, yok hükmünde olan kararın temyizi mümkün olmadığından temyiz talebinin REDDİNE, 09.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.