YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5608
KARAR NO : 2021/11820
KARAR TARİHİ : 30.11.2021
MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.11.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı … vekili Avukat … ile karşı taraftan Hazine vekili Avukat … katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 4365 parsel sayılı 762020 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ziraate elverişsiz yer olduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve hükmen kesinleşerek 08.07.1977 tarihinde tapuya tescil edilmiş, 03.11.1988 tarihinde imar nedeniyle bir çok parsele ayrılmıştır. Bu parselden ayrılan dava konusu 6802 ada 4 parsel sayılı 262 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz da arsa vasfıyla Hazine adına tescil edilmiş; 06.03.2007 tarihinde beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan sahada kaldığı” şerhi verilmiş, 2011 yılında yapılan güncelleme çalışmalarında; taşınmazın hiç kimsenin kullanımında olmadığı ve boş durumda olduğu belirlenmiş ve 18.09.2013 tarihinde tapuya şerh verilmiştir.
Davacı …, taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak adına şerh verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi tarafından istinaf talebi HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddedilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.815,00 TL avukatlık ücretinin davacı …’tan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine, 31,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 27,90 TL’nin temyiz edenden alınmasına 30.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.