YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22206
KARAR NO : 2012/16166
KARAR TARİHİ : 11.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
…
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve … hakkında geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan dava zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
A- Sanık … hakkında yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydına göre; Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 02.11.2000 gün ve 1996/213-2000/209 sayılı kararı ile örgüt üyeliği suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş olduğunun ve cezasını 25.08.2005 tarihinde infaz ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması ve aynı Yasanın 51/1-a maddesi gereğince cezasının ertelenmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklardan müteselsilen alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki “yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen alınmasına’’ ilişkin bölümün çıkarılarak, “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
..//.
-2-
B- Sanıklar …, … ve … hakkında yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hırsızlık eylemi sonrası yakalanan sanık …’in alınan beyanında atılı suçu ikrar ederek işyerinden aldığı sigaraları sattığı yerleri kolluğa söyleyerek bir miktar sigaranın müştekiye iadesini sağlaması karşısında, TCK’nun 168/4. maddesince gereğince müştekiye kısmi iadeye rızası olup olamadığı sorulmadan sanıklar … ve … hakkında etkin pişmanlık hükümleri tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan sanık … hakkında, 5560 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce işlenen suçlarda uygulama olanağı bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24. maddesine göre hırsızlık suçundan taraflara uzlaşma hususu hatırlatılıp uzlaşma hükümleri tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Sanık … hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklardan alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiileri ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 11.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.