Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/20981 E. 2012/23211 K. 07.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20981
KARAR NO : 2012/23211
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkındaki temel cezayı en üst hadden belirleyen mahkemenin, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtları birlikte değerlendirerek, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine uygun, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler gösterilmek suretiyle takdir hakkını kullandığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Olay sonrası sanığın kaçarken bahçelere girmesi sonucu müşteki ve tanıklarca yapılan takibin kesintiye uğraması ve olay yerinden 300 metre uzaklıkta yakalanan sanığın üzerinden müştekinin evinden aldığı 400 TL’nin çıkmaması karşısında, hırsızlık eyleminin tamamlanmış olduğu gözetilmeden sanık hakkında TCK’nın 35. maddesinin uygulanması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin (4), (5) ve (6) fıkraları da göz önünde bulundurularak, mahkûmiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki tekerrüre ilişkin bölümden “denetim süresinin 1 yıl
olarak belirlenmesine” ibaresinin çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.