YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2480
KARAR NO : 2012/3526
KARAR TARİHİ : 20.02.2012
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi kabil olmadığından sanık … ve O yer C.Savcısının temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317.maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B-Sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında 5395 sayılı Yasanın 24. maddesi uyarınca soruşturma konusu suçlar yönünden Cumhuriyet savcılığı tarafından uzlaşma teklifinde bulunulduğu ve müştekinin uzlaşmak istemediği, yargılama aşamasında yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nun 254. maddesi uyarınca kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde ve soruşturma aşamasında uzlaşma teklifi yapılmadığı taktirde mahkeme tarafından uzlaşma teklifinde bulunulacağı, bu itibarla 18 yaşından küçük sanık yönünden soruşturma aşamasında uzlaşmaya tabi olan konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ayrıca kovuşturma aşamasında yeniden uzlama teklifinde bulunmasının gerekmediğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamede bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın olay günü beraberinde iki arkadaşı daha olduğu halde müştekiye ait işyerinin kepenklerini kaldırarak giriş kapısının camını kırmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; eylemlerinin TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğunun gözetilmemesi,
2-Sanığın yakalandığında, suça konu eşyaları sattıkları yeri göstererek, suça konu eşyaların bir kısmının iadesini sağlayıp müştekinin zararını kısmen gidermesi karşısında; müştekinin yapılan kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı sorularak hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi kapsamında sanık hakkında değerlendirme yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından 5395 sayılı Yasanın 23. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geriye bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmemesi,
4-İşyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılmasına göre; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1-Hırsızlık suçundan verilen cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 51/3.maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
2-İddianameyle sanık hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b. maddesini uygulanması istendiği halde CMK’nun 226.maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan aynı Yasanın 142/2-d maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve O yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 20.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.