YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14463
KARAR NO : 2012/21964
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu ve CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca sanık … yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, Mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden İADESİNE,
B- Mala zarar verme suçu bakımından yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.11.2005 gün ve 140/143 sayılı kararında belirtildiği üzere; gerek bir mahkumiyete ek olarak gerekse bağımsız olarak hükmedilen güvenlik tedbirlerinin, kesin nitelikteki hükümlere de her yönüyle temyiz edilebilirlik niteliği kazandıracağı ve atılı suçtan kurulan hükümde sanığa verilen cezaya ek olarak danışmanlık tedbiri uygulandığından, hükmün temyiz kabiliyeti olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Ceza sorumluluğu bulunup hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanık hakkında 5395 sayılı yasanın 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlere hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3- Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 11.04.2009 yerine 12.04.2009 olarak yanlış yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.