Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/21980 E. 2012/13407 K. 06.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21980
KARAR NO : 2012/13407
KARAR TARİHİ : 06.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hırsızlık suçunun işlenmesi sırasında suça konu malzemeleri kamyonete taşıyan sanık … ile kamyonette suça gözcülük yapan sanık …’in eyleme doğrudan katıldıkları gözetilmeden sanıklar hakkında TCK’nun 37/1. maddesi yerine 39/2-c maddesinin uygulanması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 tarih ve 647/43 ile 23.03.2004 tarih ve 41/70 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanıklar … ve … hakkında TCK’nun 37/1. maddesi ile uygulama yapılması yerine uygulama yeri olmayan yasanın 39/2-c maddesinin yerel mahkemece uygulanmış olması sebebiyle, ceza 1 yıl 2 ay hapis olarak belirlenmiş ve hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın geçici madde: 1/1.fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş ise de; sanıkların sabit kabul edilen eylemlerinin asıl cezası diğer sanıklara verilen ceza olan 2 yıl 4 ay hapis olacağından ve aksi hal sanıkların; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanıklara daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, hükmolunması gereken ceza miktarı itibariyle, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına olanak bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1- Sanık …’in hırsızlık suçundan hükmolunan 1 yıl 2 ay hapis cezasının ertelenmesi karşısında, TCK’nun 51/3 maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin hükmolunan ceza miktarından az olamayacağı gözetilmeyerek 1 yıllık denetim süresinin belirlenmesi;
2- Hapis cezası ertelenen sanık … hakkında TCK’nun 53/3. maddesi gereği, aynı maddenin birinci fıkrasın (c) bendindeki hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklardan tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “sanık … hakkında TCK’nun 53/1. maddesinin (c) bendindeki hak yoksunluğuna hükmedilmesi ile 1 yıllık denetim süresi belirlenmesine” ve “tüm sanıklar hakkında yargılama giderlerinin tahsiline” ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine ‘‘sanık … hakkında 1 yıl 2 aylık denetim süresi belirlenmesine’’ ibaresinin ve “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.