YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9032
KARAR NO : 2012/14980
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
Kilit kırmak suretiyle hırsızlık suçundan sanık …’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1-son, 62, 65/3, 522, 523, 59/2, 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 12/2 ve 647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanun’un 4, maddeleri gereğince 438 yeni Türk lirası adlî para cezası İle cezalandırılmasına, 2253 sayılı Kanun’un 38. maddesi uyarınca sanığın cezasının ertelenmesine, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23/1. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanun’un 23/3. maddesi gereğince 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair, … Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2006 tarihli ve 2005/447 esas, 2006/269 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 30.03.2012 tarih ve 2012/5322/19168 sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2012 tarih ve 2012/100074 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre; sanık …’a verilen 438 yeni Türk lirası adlî para cezasının, 2253 sayılı Kanun’un 38. maddesi uygulanması suretiyle söz konusu cezanın ertelenmesine karar verilmesinden sonra, 5395 sayılı Kanun’un 23/1. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve anılan Kanun’un 23/3. maddesi gereğince ve sanığın aleyhine olacak şekilde 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.03.2009 gün ve 2008/241-2009/57 sayılı kararında açıklandığı üzere; olayda sabit kabul edilen hırsızlık suçu şikâyete bağlı olmadığından, 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin ilk yasalaşan hali ile 5395 sayılı Yasanın, 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile değiştirilen 23. maddesinin birlikte uygulanma koşulları bulunmadığı, hüküm tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden uygulanabilecek hüküm, 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin ilk hali olduğu, ayrıca çocuklar açısından denetim süresinin 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile 3 yıla indirilmiş olduğundan, maddenin diğer koşulları nazara alınmaksızın sadece denetim süresinin dikkate alınarak 3 yıl olarak uygulanması, karma uygulama niteliğinde bulunduğundan, … Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2006 tarih ve 2005/447-2006/269 sayılı kararında usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.