YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5128
KARAR NO : 2021/21966
KARAR TARİHİ : 01.12.2021
İhbarname No : KYB – 2020/68374
İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 297/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Göynük Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2013 tarihli ve 2008/92 Esas, 2013/58 sayılı Kararının Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06/02/2018 tarihli ve 2017/7083 Esas, 2018/1149 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin anılan Mahkemenin 20/11/2019 tarihli ve 2008/92 Esas, 2013/58 sayılı Kararına karşı yapılan itirazın kabulüne dair mercii Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/02/2020 tarihli ve 2020/78 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Sanık tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin, kabule ilişkin yasal koşullarının oluşmadığından bahisle reddine dair Göynük Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2019 tarihli ve 2008/92 Esas, 2013/58 sayılı ek Kararına karşı yapılan itirazın, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/02/2020 tarihli ve 2020/78 değişik iş sayılı kararı ile sanığa son savunma ve son söz hakkının hatırlatılmamasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 196/5. maddesine aykırı olduğundan bahisle kabulüne karar verilmiş ise de,
Kesinleşmiş bir hükümle sonuçlanan davanın hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülebilmesi için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesi uyarınca;
“a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılması,
b)Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılması,
c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş olması,
d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılması,
e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olması,
f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması,” hallerinde mümkün bulunduğu,
Dosya kapsamına göre; sanığın işlediği suç ile ilgili beyanının alınması için hakkında çıkarılan yakalama emri üzerine Gebze Asliye Ceza Mahkemesince 17/11/2008 tarihinde beyanının alındığı, savunmasında duruşmadan bağışık tutulma talebinin olmadığı, Kocaeli 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu halde beyanının alınmadan ve son sözü sorulmadan sanığın yokluğunda hüküm verildiğini belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık tarafından yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak yapılan iddiaların yargılama aşamasına ilişkin olduğu ve hükmün kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan yeni bir olay yahut delil bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 08.07.2020 gün ve 2020-6525 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2020 gün ve KYB – 2020/68374 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan hükümlü …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 297/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Göynük Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2013 tarihli ve 2008/92 Esas, 2013/58 sayılı Kararının Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06/02/2018 tarihli ve 2017/7083 Esas, 2018/1149 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini takiben, hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin anılan Mahkemenin 20/11/2019 tarihli ve 2008/92 Esas, 2013/58 sayılı Kararına karşı yapılan itirazın kabulüne dair mercii Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/02/2020 tarihli ve 2020/78 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın “Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri” başlıklı 311. maddesinin (e) bendinde; “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarihli ve 2012/3-909 Esas, 2014/121 sayılı Kararında yer alan, “Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için “yeni” olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın “yeni” olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da “yeni” sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de “yeni” sayılmaktadır.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında somut olayda, hükümlünün işlediği suç ile ilgili beyanının alınması için hakkında çıkarılan yakalama emri üzerine Gebze Asliye Ceza Mahkemesince 17/11/2008 tarihinde beyanının alındığı, savunmasında duruşmadan bağışık tutulma talebinin olmadığı, 11.07.2013 olan karar tarihinde Kocaeli 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu halde beyanı alınmadan ve son sözü sorulmadan hükümlünün yokluğunda hüküm verildiğini belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, hükümlü tarafından yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak yapılan iddiaların yargılama aşamasına ilişkin olduğu ve hükmün kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan yeni bir olay yahut delil bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/02/2020 tarihli ve 2020/78 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.