Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/5124 E. 2021/21967 K. 01.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5124
KARAR NO : 2021/21967
KARAR TARİHİ : 01.12.2021

İhbarname No : KYB – 2020/68395

Başkasına ait banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 245/1, 62 ve 52. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/05/2017 tarihli ve 2016/624 esas, 2017/349 sayılı kararını kapsyan dosyası ile ilgili olarak;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 11.12.2017 tarihli ve 2017/26572 esas, 2017/26493 karar sayılı ilamında yer alan, “…Sanığın, suç tarihinde kendisini banka görevlisi olarak tanıtıp, menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu, bozmayı gerektirmiş…” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda, sanığın kendisini banka görevlisi olarak tanıtarak müştekiden banka hesap bilgilerinin teyit edilmesi karşılığında kart bilgilerini istemesi, müştekinin de söz konusu bilgileri vermesi neticesinde müşteki Haluk İyican’ın hesabından 919,91 Türk lirası, tutarında harcama yapılmak suretiyle haksız menfaat elde edilmesi şeklinde gerçekleşen eylemin, suç tarihinden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158/1. maddesine eklenen (L) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamına alınmış olduğundan, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 12. maddesi uyarınca bu suçlardan açılan kamu davalarının ağır ceza mahkemelerinde görülmesi gerektiği gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.07.2020 gün ve 2020/9716 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2020 gün ve KYB/2020-68395 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Olay günü hükümlü …’in yetkilisi olduğu … Grup Danışmanlık Sağlık Hizmetleri isimli çağrı merkezine ait 0850 360 03 29 numaralı hattan katılan aranılarak arayan şahsın kendisinin bankadan aradığını söyleyerek teyit etmek amacıyla katılandan kart bilgilerini istediği, katılanın da önce kart bilgilerini verip daha sonra da kendisine mesaj ile gelen güvenlik şifresini bildirdiği, katılanın daha sonra kredi kartından 919,91 TL’lik alışveriş yapıldığını fark ederek şikayetçi olduğu olayda; 6454 sayılı Kanunun 3. maddesi uyarınca kredi kartı olarak kabul edilen ve bankanın ürettiği ve bankaya ait olan bir değer/veri kredi kart bilgilerini banka aldatmakta araç olarak kullanan hükümlünün eyleminin TCK.nın 158/1-L maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağı yönünde suç niteliğinin belirlenmesi ile kanıtların takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/05/2017 tarihli ve 2016/624 Esas, 2017/349 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-b maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.