Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/17947 E. 2013/30399 K. 28.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17947
KARAR NO : 2013/30399
KARAR TARİHİ : 28.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 2 ay 13 günlük hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nun 51/3. maddesi gereği belirlenecek denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında denetim süresi olarak belirlenen ” 1 yıl” ibaresinin çıkarılarak yerine ”1 yıl 2 ay 13 gün” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar …, …, … ile … hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından, sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçundan kurulan hükümler ile ilgili temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Sanık …’ın yüklenen suç ile ilgili işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmiş olduğuna dair raporunun aldırıldığının anlaşılması karşısında; bu sanık ile ilgili tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar … ve … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan sanıklar … ile …’ın işledikleri fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan sanıklar … hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından, sanık … hakkında ise mala zarar verme suçundan hükmolunan 1 yıldan az hapis cezasının, TCK’nın 50. maddesinin 3. fıkrası gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
3-Suç tarihinde kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunmayan sanıklar … ve … hakkında, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan katılanın zararının bulunmadığı da değerlendirilip denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde tartışılarak, anılan Kanun maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, “katılanın zararı gidermemiş olduğundan” biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına hükmedilmesi,
4-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen 1 yıl 1 ay 10 günlük hapis cezası ertelenen sanık … hakkında TCK’nun 51/3. maddesi gereği belirlenecek denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
5-Sanıklar … ve …’nin yüklenen suçları işlediklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı ve yeterli bir delil elde edilemediği gözetilmeden atılı suçlardan ayrı ayrı beraatleri yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
6-Hırsızlık fiiline katılmadan, yalnızca hırsızlık fiili sonucu elde edilen eşyayı satan sanık … Çolak’ın TCK’nun 165. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
a) Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan sanık … hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan 1 yıldan az hapis cezasının, TCK’nın 50. maddesinin 3. fıkrası gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
b)Suç tarihinde kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunmayan sanık … hakkında, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan katılanın zararının bulunmadığı da değerlendirilip denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde tartışılarak, anılan Kanun maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, “katılanın zararı gidermemiş olduğundan” biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, … ile … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.