YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3999
KARAR NO : 2012/25284
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
(Kapanan Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇ : Hırsızlık
…
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı Yasanın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından,Şikayetçinin 29.05.2003 tarihli ifadesinde eve geldiğinde dairenin kapısını açıp içeri girdiğinde hırsızlık olduğunu anladığını beyan etmesi,aynı tarihli olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanağında daire giriş kapısında herhangi bir zorlamanın olmadığının belirtilmesi,olay yeri inceleme ve kimlik tespit şube müdürlüğünce tanzim edilen 21.06.2003 tarihli parmak izi mukayese tablosu raporunda suçun işleniş şekli olarak mutfak pimapen penceresi kanırtılarak açılmak suretiyle eve belirtilmesi karşısında olay yerinde keşif yapılarak eve nasıl girildiğinin tespit edilip,suça konu eşyaların değer tespiti yapıldıktan sonra her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2-Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1 maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozmak suçunu oluşturduğu ve yapılan keşif sonrası eve giriş şekli tespit edildikten sonra anılan Yasanın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçu da oluşturabileceği; konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden, 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” müessesesi bakımından 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki durumlarına göre değerlendirme yapılması ve sonucuna göre sanık yararına olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
../..
2
3-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.