Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/932 E. 2021/3019 K. 22.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/932
KARAR NO : 2021/3019
KARAR TARİHİ : 22.11.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07/06/2016 tarihinde verilen dilekçeyle mirasın hükmen reddi talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 22/11/2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı Meski Genel Müdürlüğü vekili tarafından talep edilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davalı Meski Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mirası hükmen reddin tespitine ilişkindir.
Davacılar, 15/02/2016 tarihinde ölen mirasbırakan …’ün terekesinin borca batık olması nedeni ile mirası hükmen reddin tespitini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Meski Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/11/2018 tarih ve 2017/58 Esas 2018/415 sayılı Kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı Meski Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Meski Genel Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin açıkça borca batık olup olmadığının ve mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelen işlemler yapıp yapmadıklarının araştırılması gerekmektedir. Türk Medeni Kanununun 605/2 maddesi hükmü gereğince mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkin talepler, süreye tabi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Açıklanan bilgiler ışığında somut olaya gelince,
1-Yerel mahkemece murisin ölüm tarihi esas alınarak murisin bankada mevduatının bulunup bulunmadığı ilgili banka şubelerinden araştırılmadan karar verildiği,
2-UYAP üzerinden yapılan incelemede muris … adına kayıtlı Mersin ili, Akdeniz ilçesi, Nusratiye Mahallesi 729 ada 144 parsel 9 nolu dükkan niteliğinde bağımsız bölüm, Kayseri ili, Kızılören/Aşağı Mahallesi, 184 ada 58 parsel, 221 ada 3 ve 5 parsel, 222 ada 1 parsel, 224 ada 17 parsel, 245 ada 24 ve 28 parsel, 256 ada 74, 76, 92, 155 ve 156 parsel, 223 ada 9 parsel, 246 ada 16 parsel sayılı taşınmazlarının bulunduğu belirlenmiş olup mahkemece bu taşınmazlar yönünden araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Murisin aktif ve pasifinin durumu şüpheye yer vermeyecek şekilde tam olarak belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK’nın 373/1. maddesi gereğince davalı Meski Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, karardan bir örneğin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine, dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın yatırana iadesine, 22.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.