YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4986
KARAR NO : 2021/27694
KARAR TARİHİ : 25.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, hakkı olmayan yere tecavüz
SUÇ TARİHLERİ : 06/07/2010, 31/08/2010
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık … hakkında hakaret eyleminden kurulan kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibarıyla hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, sanık … müdafisinin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
B-Sanıklar … ve … hakkında tehdit, sanık … hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Sanık …’e yükletilen hakkı olmayan yere tecavüz ve sanık …’e yükletilen tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalardan ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşıldığından,
a-Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık … hakkında kurulan hükme yönelik, sanık … müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
b-Tehdit suçundan sanık … hakkında kurulan hükümde ise; başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi, hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının tebliğnameye aykırı olarak, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, hüküm fırkasından TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyizine gelince; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanık hakkında, 06/07/2010 ve 31/08/2010 tarihli eylemleri nedeniyle, TCK’nın 106/2-c, 43/1. maddeleri kapsamında verilen mahkumiyet hükmünden ayrı olarak, oluşa göre uygulama yeri olmadığı halde ayrıca anılan Kanun’un 106/1. maddesinin ilk cümlesi uyarınca da mahkumiyet hükmü kurulması ve kararın gerekçesinde sanığın yalnızca TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesi kapsamında cezalandırıldığı belirtilmek suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması,
b-TCK’nın 106/2-c, 43/1, 62. maddelerine ilişkin uygulamaya göre, sanık hakkındaki sonuç hapis cezasının, 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay olarak eksik belirlenmesi,
c-TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.