YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12989
KARAR NO : 2021/11094
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı … ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Selendi İlçesi Karabeyler Mahallesi çalışma alanında bulunan 156 ada 80 parsel sayıl 72.871,94 metrekare ve 156 ada 85 parsel sayılı 38.222,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu oldukları gerekçesiyle, malik haneleri açık bırakılmış; 156 ada 81 parsel 6.519,96 metrekare ve 156 ada 84 parsel 2.882,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu oldukları belirtilmekle birlikte … adına tespit edilmişlerdir.
Davacılar …, … ve … tarafından, davalılardan …, … ve … aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yine davacılardan … ve … tarafından, davalı … aleyhine Kadastro Mahkemesinde tespite itiraz davası açılmıştır.
Kadastro Mahkemesince, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 156 ada 81 ve 84 parsellere yönelik davanın reddiyle tespit gibi tescillerine; çekişmeli 156 ada 80 ve 85 parsele yönelik davacılar …, … ve …’ın davalarının kabulü ile hisseleri oranında adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu 156 ada 80,81 ve 85 parsel sayılı taşınmazların Haziran 1314tarih ve 9 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, bu tapu kaydı kapsamında kalan yerlerin tapu malikleri … ve … arasında yıllar önce taksım edildiği, bu tapu kaydı uyarınca sadece … in hissesinin tedavül gördüğünün, … hissesinin ise tdavül görmediğinin tapu kaydının gittilerinden anlaşıldığı, taksimle Ali mirasçıların düştüğü anlaşılan 156 ada 80 ve 85 parsellerin de … evlatları …, … ve …
tarafından, murisleri …’ ye düşen yerlerin mirasçıları arasında taksim edildiği belirtilerek …’ a doğrudan yada dolaylı olarak satıldığı, …’ ın da bir kısım hisseyi kardeşlerine devrettiği, bu devirden sonra da yıllardır davacıların zilyetliğinde bulunduğu, eski tapu kaydında geçen 13/06/1985 tarih ve 4 numaralı, 08/01/1990 tarih ve 3 numaralı satışların … mirasçılarından gelen yerlere ilişkin olduğunun anlaşıldığı, 156 ada 81 nolu parselin ise … tarafından tespit maliki …’ ın babası …’ a satıldığı hususunun tanık beyanları ile sabit olduğu, 156 ada 84 parsel sayılı taşınmazın dayanak tapu kaydının kapsamında kalmadığı gerekçeleriyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyleki; dava, Asliye Hukuk Mahkemesinde müdahalenin men’i istemiyle açılıp, dava devam ederken bölgede yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle kadastro mahkemesine devredilmiş olduğundan, 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi uyarınca dava da re’ sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle, dava konusu taşınmazların kadastro tesbit tutanaklarının malik hanesi açık kabul edilerek anılan yasa maddesi gereğince gerçek hak sahibi belirlenerek doldurulmalıdır. Davanın bu niteliği gözetilerek; Mahkemece, husumetin yaygınlaştırılması suretiyle, Hazine, Orman İdaresi, Selendi İlçe Belediye Başkanlığı ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ nın davada taraf olarak yer almalarının sağlanması gerekirken, bu husus gözden kaçırılmış ve yöntemince taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Kabule göre de; Mahkemece gerçek hak sahibinin belirlenmesi yönünden yeterli araştırma yapılmamış ve sadece bir fen bilirkişisinin katılımıyla yapılan keşifte kayıt uygulaması yapılmasıyla yetinilmiş ve eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm verilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, husumet yaygınlaştırılarak, Maliye Hazinesi, Orman İdaresi, … İlçe Belediye Başkanlığı ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ nın taraf olarak davada yer alması sağlanmalı, taraf teşkili sağlandığında adı geçen taraflardan delilleri sorulup saptanmalı, bildirildiği taktirde delilleri toplanmalı; ve bundan sonra yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ile çekişmeli taşınmazların kadastro tutanağında gösterilen tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren bütün tedavüllerinin, plan, harita ve krokilerinin, ifraz görmüş ise ifraz haritalarının ilk tesisi mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritasının, kadastro sırasında revizyon görmüş iseler revizyon gördükleri taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri, tedavüller sırasında kayıtların yüzölçümü ve sınırlarında değişiklik olmuşsa sebebinin açıklanarak buna ilişkin belgelerin onaylı örnekleri okunaklı ve tapu geldi gittileri bilgisayar çıktılı ve denetime elverişli olacak şekilde ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler
eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı; kadastro tutanaklarında yazılı tapu kayıtları mahalli bilirkişi eliyle mahallinde uygulanmalı, ilk tesisi mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritası uygulanarak, sınır denetimi yapılmalı, tapu kayıtlarının mahalline uyup uymadığı tespit edilerek kayıtlar mahalline uyuyor ise kayıtların kapsadığı taşınmazları sınırları ile birlikte gösterir teknik bilirkişiler tarafından düzenlenecek denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, kayıt malikleri ile davanın tarafları arasında akdi veya irsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, dosyada bulunan orman bilirkişi raporu ve rapora ekli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumu dikkate alınarak tapu kayıtlarının 4785 ve 5658 sayılı Yasalar kapsamında hukuki değerini yitirip yitirmediği araştırılmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı;dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının
tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.