YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18728
KARAR NO : 2012/21839
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait işyerinde davalı ile adi ortaklık kurarak 10 yıldan beri beraber çalıştıklarını, son zamanlarda işlettikleri mermer atölyesinin iyi kazanç getirdiğini gören davalının kendisini ortaklıktan çıkardığım bu nedenle kar payı ile ortaklık payının, ıslah dilekçesi ile de talebini toplam 101.450,00 TL olarak belirleyerek, davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 13.300,00 TL ortaklık payı bedelinin 1.10.2005 tarihinden hesap edilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine, kar payının tazmini hakkındaki dava hakkının saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dava, adi ortaklığın sona ermesi nedeniyle ortaklık payı ve kar payının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın adi ortaklıktan kaynaklandığı mahkemenin ve tarafların kabulündedir. Toplanan delillerden ve dosya kapsamından adi ortaklığın yöneticisinin davalı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, idareci ortak olan davalıdan hesap istenmeli, hesap üzerinde tarafların 2011/18728-2012/21839
uyuştukları ve uyuşmadıkları noktalar tek tek saptanmalı, uyuşamadıkları konuda deliller sorulup toplandıktan sonra taraflar arasındaki sözleşmenin 2000 yılında feshedildiği anlaşıldığından, fesih tarihi itibariyle ortaklığın aktifi ve pasifiyle ayrı ayrı konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla BK 520. maddeye göre tasfiye yapılarak taraflar tasfiye konusunda anlaşamadıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Anlaşamadıkları takdirde mahkemece belirlenen tasfiye memuru marifetiyle ortaklık mallarımevcut ise satılıp, mevcut değil ise değerleri belirlenip borçlar ödenmeli kalan kısım ise taraflar arasında paylaştırılmalıdır. Burada davacının maaş karşılığı adi ortaklıkta çalıştığını ileri sürdüğünden bu iddiasını da ispat ettiği takdirde bu hususta dikkate alınmak suretiyle tasfiye saptanmalıdır. Mahkemece tasfiye işlemi tamamlandıktan sonra davalının davacıya borçlu olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davacının ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yerolmadığına,
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenime göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının birbirlerinden alınarak karşılıklı ödenmesine, peşin alınan 21,15 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, peşin alınan 198,00 TL peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine 2.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.