YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/33302
KARAR NO : 2012/23758
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı Yasanın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, öncelikle iddianamede sanıklar hakkında 765 sayılı TCK’nın 492/1-son maddesinin uygulanması istenmesi karşısında, öncelikle müştekiden eylemin nasıl gerçekleştirildiğine dair ayrıntılı beyanı sorularak, gerekmesi halinde keşif yapılarak hırsızlığı gerçekleştirmek amacıyla demir kesme makası ile kesilerek açılan işyerinin kapısının kilidinin, sağlam ve dayanıklı olduğuna dair kanıtların neler olduğu duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılıp 765 sayılı Yasaya göre suç vasfının belirlenmesinden sonra; 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, geceleyin birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2- Suç tarihinde sabıkasız olan sanık … … hakkında belirlenen cezanın iki yıldan az olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Kabule göre de;
a- Sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 53. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c, 53. maddelerinde tanımlanan birden fazla kişi ile geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak ve şikayet bulunduğundan 151/1, 53 maddelerine uyan mala zarar vermek suçlarını oluşturduğu ve bu suçlar yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
b- Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin a, b, d ve e bentlerindeki diğer haklar yönünden ise hak yoksunluğunun infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun kısmen de isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.