YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37257
KARAR NO : 2021/10998
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07.05.2009 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 21.09.2012 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 tarihli 2013/830 Esas ve 2014/502 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; CMK’nin 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına dair kararda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, CMK’nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken somut olayda sanığın sabit kabul edilen fiilinin ne olduğu belirtilip buna dayanak olan deliller gösterilip tartışılmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Sanığın yetkilisi olduğu … İletişim isimli iş yerinde müşteki adına … numaralı hatta ilişkin sahte abonelik sözleşmeleri düzenlendiği iddiasıyla açılan kamu davasında; … A.Ş.’nin 12.01.2009 tarihli yazısında bahsi geçen hattın satışının “… İletişim” ünvanlı bayi tarafından yapıldığının ve bu satış neticesinde … İletişim’in GSM hattına 20 kontör transferinin prim olarak gerçekleştirildiğinin belirtilmesi, sanığın savunmasında suça konu hattın satışının alt bayi olan … İletişim tarafından yapıldığını, sözleşmedeki … adına atılı imzanın kesinlikle kendisi tarafından atılmadığını beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; suç tarihi itibarıyla … İletişim yetkilisi/yetkililerinin kim olduğu tespit edilerek, sanığın savunmaları doğrultusunda ifadesine başvurulması, … İletişim yetkilisi/yetkilileri ile ilgili personelin suç tarihinden önceki resmi kurumlardan temin edilecek imza ve yazı örnekleri getirtilip, huzurda alınan yazı ve imza örnekleri ile birlikte GSM abonelik sözleşmesi ve ekindeki belgeler üzerindeki yazı ve imzaların aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, imza ve yazıların aidiyetinin belirlenememesi halinde bu işlem dolayısıyla menfaatin ait olacağı kişi veya kurumun tespiti ile sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi ve suçun sübutu halinde; hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilci tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
b) Sanığın eylemine uyan “5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet” suçunda; ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunu’nun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Suça konu abonelik sözleşmesinin düzenlendiği tarih olan “02.02.2007” suç tarihinin gerekçeli karar başlığına “31.12.2007” şeklinde yanlış yazılması
d) Dosya içerisinde yer alan suça konu abonelik sözleşmesinin akıbeti ile ilgili herhangi bir karar verilmemesi,
e) Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamada gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 29.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.