YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2224
KARAR NO : 2021/6066
KARAR TARİHİ : 01.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın sübutu kabul edilen “yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama” suçunun hükümden önce 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa’nın 89. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 255. maddesinin “nüfuz ticareti” başlığı altında yeniden düzenlenip suç unsurlarında değişiklik yapılarak kamu görevlisi olmayan gerçek kişilerin de suçun faili haline getirilmesi, failin kamu görevlisi olmasının suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hali olarak düzenlenmesi karşısında; suç tarihinde asliye ceza mahkemesi katibi olarak görev yapan sanığın Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma kapsamında tutuklanan şahısları “Cumhuriyet savcısı ile görüşerek ya da aynı soruşturmada müşteki olan kişilerle görüşüp şikayetlerinden vazgeçirerek” tahliye ettireceğinden bahisle tutuklu Alim’in abisi …’dan 4.000,00 TL para aldığı iddia ve kabul edilen dava konusu somut olayda; sanığın eyleminin TCK’nin 255. maddesinde 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği gözetilip, değişiklikten önceki yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama ile dolandırıcılık suçlarına ilişkin düzenlemeler gözetilerek lehe yasa karşılaştırmasının yapılması suretiyle hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nin 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Suçun 5237 sayılı Yasa’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasa’nın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 01/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.