YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12809
KARAR NO : 2012/18842
KARAR TARİHİ : 13.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık …’ün, gündüz vakti yakınana ait iş yerine girmek suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/2. maddesi gereğince iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Karar başlığında şikayetçinin Yaşar olan ön adının Yasin olarak yazılması, karar yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmekle bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Sanık … hakkındaki eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Sanık …’ün 21.02.2007 tarihli duruşmada yaptığı savunmasında evin anahtarını daha önceden şikayetçinin eşi ile birlikte olduğu sıralarda eşinin kendisine verdiğini, bu anahtarla olay günü içeri girdiğini ve evde bulunan şikayetçinin eşinin hırsızlık suçuna konu VCD’yi satması için kendisine verdiğini ileri sürmesi karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu halde yazılı madde ile uygulama yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK 53. maddesinin” uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ kelimelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … haklarındaki eylemleri nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Dosyada sanık …’ün, eylemi diğer iki sanıkla ile birlikte işlediğine dair kabulü dışında, suçu hiçbir aşamada kabul etmeyen sanıklar … ve …’in eyleme iştirak ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde haklarında beraat kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
1- 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
2- Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2001 tarih ve 2000/248 esas ve 2001/23 karar sayılı hükümlülük ilamında 765 sayılı TCK’nın 55/3. maddesinin uygulanması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesi gözetildiğinde sanık hakkında 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 13.09.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.