YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17206
KARAR NO : 2021/12677
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün, duruşma yapılmak suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı … vekilince, duruşmasız olarak incelenmesi davacı … İdaresi vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.01.2019 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı … İdaresi vekili Av. … ‘ un katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, temyiz incelemesi yapılabilmesi için görülen eksikliklerin ikmali amacıyla dosyanın Yerel Mahkemeye iadesine karar verilmesini takiben eksiklikler tamamlanmış olmakla; dosya yeniden incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … İdaresi, … İli … İlçesi … Köyünde kain 28228 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidine göre orman sınırları içinde kaldığını belirterek, tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın teknik bilirkişi raporu ve krokisinde A1 harfi ile gösterilen 12.970,27 m2’lik bölümünün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı … vekili ve davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın A1 harfi ile gösterilen bölümünün orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle bu bölümün tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de, taşınmazın tapu kaydında … Bankası A.Ş. lehine ipotek şerhi bulunduğu halde adı geçen bankanın davada taraf olarak yer alması gerektiği gözden kaçırılarak yöntemince taraf teşkili sağlanmamış; orman sınır noktalarının yerleri orman tahdit tutanaklarıyla uyumlu bir şekilde zeminde bulunarak çekişmeli taşınmazın orman tahdidi ve sonraki aplikasyon çalışmalarına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiş; yine taşınmazın maki terfik çalışmaları sonucu makiye tefrik edilen alanda ve 4753 sayılı Kanun’a göre oluşan 1955 tarihli ve 291 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmamış ve bu suretle eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle davacı … İdaresine, dava konusu taşınmazın tapu kaydında lehine ipotek şerhi bulunan … Bankası A.Ş’ ne davasını yöneltmek suretiyle taraf teşkilini sağlaması için süre ve imkan tanınmalı; bilahare çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun’a göre yapıldığı anlaşılan orman tahdidi ve yörede yapılan tüm aplikasyon ve düzeltme çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilmeli; yine 5653 sayılı Kanun’a göre yapılan maki tefrik çalışmalarına ait harita, kroki, tutanak ile tüm bilgi ve belgeler temin edilmeli; taşınmazın ifraz edildiği 29 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 1955 tarihli ve 291 sıra numaralı tapu kaydı ilk tesis tarihinden itibaren tüm geldi ve gittileri ile birlikte getirtilerek, kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanakları getirtilmeli ve bu tapu kaydına dayanılarak çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazlar hakkında açılmış başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa bu dava dosyaları tespit edilip dosya arasına alınmalı; yörede yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun 22/a maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sonucu oluşan kadastro paftası ile 1963 yılında yapılan tapulama çalışmalarına ait kadastro paftası temin edilmeli, bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası (22-a çalışmaları öncesi ve sonrası oluşan paftalar) üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenerek, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli; özellikle 9363, 9364 ve 9365 OS noktalarının yerleri zeminde tutanak tarifleriyle uyumlu olarak tespit edilmeli; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşınmaza komşu 963 ada 11 ve 964 ada 10 parsel sayılı taşınmazlarla dava konusu taşınmaz arasında kaldığı belirlenen A2 harfi ile gösterilen bölümün gerçekten orman sınırları dışında bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalı; yine yöreye ait maki tefrik haritası ve diğer bilgi ve belgeler zemine uygulanarak taşınmazın maki tefrik çalışmaları sonucu makiye tefrik edilen alanda kalıp kalmadığı tespit edilmeli; 4753 sayılı Kanun’a göre oluşan 1955 tarihli ve 291 sıra numaralı tapu kaydı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi hükmü uyarınca yerel bilirkişi yardımı ve uzman fen bilirkişi eliyle zemine uygulanmalı, bu uygulamada tapu kaydının haritası, yoksa tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri esas alınmalı; yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı; uzman bilirkişiye, tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli ve buna göre tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenerek taşınmazın bu tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığını da açıklar şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı; çekişmeli taşınmazın hem kesinleşen orman sınırları içinde hem de 4753 sayılı Kanun’a göre oluşan 1955 tarihli ve 291 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde, tapu kaydının hukuki durumu, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı kararında belirlenen ilkeler de dikkate alınmak suretiyle belirlenmeli ve bundan sonra toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekili ve davacı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. Maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden …’a iadesine, 20.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.