YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6379
KARAR NO : 2013/17757
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Hükümlü … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.07.2005 tarih 2004/1097 esas ve 2005/455 karar sayılı hükmünü temyiz etmeyen hükümlü … hakkında, anılan kararın aynı dosyada sanık … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 13.07.2006 tarih, 2006/311 esas ve 2006/7621 karar sayılı bozma ve bozmadan kararı temyiz etmeyen sanık …’ın da yararlandırılmasına dair kararı üzerine hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’ın tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Ancak ilk hükmü temyiz etmeyen hükümlü …’ın ikinci hükmü de temyiz etme hakkı bulunmamaktadır.
Bu nedenle, hükümlü … hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522. 81/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1, 53/1; 116/2-4, 119/1-c 53/1; 151/1, 53/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca, mala zarar verme suçu ile ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin de değerlendirilmesi sonucunda, uygulamaya göre lehe Yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Suça konu olayda şartları bulunmadığı halde TCK’nın 145. maddesinin uygulanmış olması,
3-Sanık müdafiinin karar duruşmasında sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesine karşın, mahkemece 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağı konusunda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması,
4-5237 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29/6/2005 tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 1.6.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aynı Yasanın 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
5-Mahkumiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.