YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/586
KARAR NO : 2013/17938
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz Edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
Daha önceden kasıtlı suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan sanık hakkında CMK’nın 231. maddesi gereğince uygulama yapılamayacağı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Hırsızlık suçundan kurulan hükümde uygulama maddesinin TCK’nın 142/1-b maddesi yerine 141/1-b olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamın kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir onaylı sureti getirtilerek hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’nin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Daha önceden kasıtlı suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan sanık hakkında CMK’nın 231. maddesi gereğince uygulama yapılamayacağı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihine göre sanığa atılı suçların uzlaşma kapsamında olduğu da gözetilerek, mahkemece 30.06.2008 tarihli oturumda, uzlaşmak isteyip istemediğinin sorulması için katılanın çağrılmasına karar verilmesine rağmen, duruşmada alınan ifadesi sırasında beyan ettiği adres dışında başka bir adrese adına tebligat çıkartıldığı, yine aynı oturum sanıktan uzlaşmanın sorulmasına karar verilmesine rağmen bu amaçla bir girişimde bulunulmadığının anlaşılması karşısında; CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde yazılı usule göre sanığa ve katılana usulüne uygun olarak uzlaşmak isteyip istemedikleri sorulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamın kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir onaylı sureti getirtilerek hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.