YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9058
KARAR NO : 2013/26027
KARAR TARİHİ : 24.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanığın suç arkadaşı ile birlikte müştekinin evine girerek hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında; konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan hüküm tahsis edilirken 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi gereğince cezada artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak “zincirleme” alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yargılama giderine ilişkin hüküm fıkrasından “zincirleme” sözcüğü çıkarılıp, yerine “payları oranında ayrı ayrı” sözcüğünün eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın davanın görüldüğü yer mahkemesi yargı çevresi içerisinde aynı suçtan tutuklu bulunduğu halde, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki düşüncesini bildirdiği ve kısa kararın okunduğu son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanığın suç arkadaşı ile birlikte müştekinin evine girerek hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında; konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan hüküm tahsis edilirken 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi gereğince cezada artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak “zincirleme” alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.