YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11637
KARAR NO : 2021/12362
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu sırasında, … İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacıların murisi … adına kayıtlı bulunan eski 377 parsel sayılı 1.580,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 105 ada 35 parsel numarasıyla ve yüzölçüm hanesi boş olarak; tapuda davalıların murisi … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 466 ada sayılı 3.680,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 105 ada 34 parsel numarasıyla ve yüzölçüm hanesi boş olarak tespit edilmiştir.
Davacı … ve arkadaşları, uygulama kadastrosu sırasında 105 ada 34 ve 35 parsel sayılı taşınmazın arasındaki sınırın yanlış tespit edildiğini ve taşınmazının yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli 105 ada 34 ve 35 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, anılan taşınmazlar hakkında Sulh Hukuk Mahkemesinde Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi uyarınca görülen davanın yargılaması sonucunda, taşınmazların alanları hesaplanırken tersimat hatası yapıldığının tespit edildiği ve bu davada alınan bilirkişi raporunun Yargıtay denentiminden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan bu değerlendirme dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir.
Somut olayda; uygulama kadastrosundan önce Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Yasa’nın 41. maddesine göre eldeki davanın davalılarının başvurusu üzerine yapılan düzeltme işlemi sonucu verilen kararla 466 parsel sayılı taşınmazın 3.680,00 metrekare olan yüzölçümü 4.268,42 metrekare ve 377 parsel sayılı taşınmazın 1.580,00 metrekare olan yüzölçümü ise 938,78 metrekare olarak düzeltilmiş, eldeki davanın davacıları, Kadastro Müdürlüğünce yapılan bu düzeltme işleminin iptali istemiyle dava açmışlar ve Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/236 Esas, 2012/776 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, bu karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2014/4760 Esas, 2014/7236 Karar sayılı onama ilamı ve aynı Dairenin 2014/17588 Esas, 2014/16179 Karar sayılı karar düzelme talebinin reddine ilişkin kararla kesinleşmiştir. Anılan dosyada verilen kararın kesinleşme aşamasında 30.04.2014 tarihinde uygulama kadastrosu çalışması yapılmış ve Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/236 Esasında görülen davanın, taşınmazın
yüzölçümüne ilişkin olması sebebiyle uygulama tutanağının yüzölçüm hanesi boş bırakılarak tespiti yapılmıştır. Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/236 Esas sayılı dosyası kesinleşme aşamasında olduğundan kadastro mahkemesine aktarılamamış, ancak uygulama kadastrosu tespit tutanağı yüzölçüm hanesinin boş bırakılması sebebiyle Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve esasa kaydedilmiştir. Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesine göre, uygulama alanında işe başlamadan önce bu alan içinde kalan taşınmazlar hakkında mahalli hukuk mahkemelerinde, sınır veya yüzölçümüne yönelik devam eden davalarla hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesi kadastro müdürü tarafından yazıyla istenerek temin edilir. Yine aynı Yönetmeliğin 28. maddesine göre, uygulama öncesi davalı olup da davaları devam eden taşınmazlardan mahalli hukuk mahkemelerinde davalı olan taşınmazlardaki uyuşmazlık konusu sınıra ve yüzölçümüne yönelikse bu davalara konu sınırlar paftasında itirazlı mülkiyet sınırı olarak teknik yönetmelikteki özel işareti ile gösterilir ve yüzölçümü kesinleştirilmez. Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyalarının ilgili kadastro mahkemesine devri hususunda mahalli hukuk mahkemesine bilgi verilir. Uygulama öncesi davalı olup da davaları devam eden bu taşınmazların tutanakları davalı olarak düzenlenir ve tutanaklarda mahkemenin adı ve dosya numarası belirtilir. Kadastro Müdürünce davalı taşınmazlara ait tutanaklar ve eklerinin tasdikli birer örneği müdürlükte bırakılmak suretiyle asılları ile pafta örnekleri en geç 7 gün içinde ilgili kadastro mahkemesine gönderilir. Uygulama kadastrosunun teknik bir çalışma olduğu, uygulama kadastrosunda mülkiyet ve mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı konusunda bir kuşku bulunmamaktadır. Ancak somut olayda, uygulama tutanağının yüzölçüm hanesinin boş bırakılmasının nedeni mülkiyete yönelik bir dava değil, Kadastro Kanunu’nun 41. maddesinden kaynaklanan sınır ve yüzölçüme ilişkin bir davadır. Bu tip davaların söz konusu olduğu durumlarda yüzölçüm hanesinin boş bırakılması ve tutanağın kadastro mahkemesine aktarılması, yukarıda anılan ilgili yönetmelik hükümleri ve olayın mahiyeti gereğidir. Bununla birlikte taraflar arasındaki uyuşmazlık, Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen 2009/236 Esas sayılı dosyasında çözülmüş, çekişmeli taşınmazların yüzölçümü ve sınırları Kadastro Müdürlüğü’nün düzeltme işlemi ile belirlenmiş olup, bu dava dosyasında verilen karar, taraflar için bağlayıcılığı bulunan kesin delil niteliğindedir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen 2009/236 Esas sayılı dosyasına göre çözümlenmesi gerekirken, mahkemece delillerin yanlış değerlendirilmesi neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.