Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2018/3350 E. 2021/6063 K. 01.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3350
KARAR NO : 2021/6063
KARAR TARİHİ : 01.12.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK’nin 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa’nın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklardan …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında zimmet suçundan açılan kamu davasına CMK’nin 237/2. maddesi hükmü uyarınca KATILMASINA, Hazinenin; denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığından, Hazine vekilinin sanıklar …, …, …, …, … ve … haklarında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, katılan S.S. Tarsus Madeni Esnaf ve Sanatkarlar Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi adına yönetim kurulu üyeleri …, …ve …’nın 08/09/2017 tarihli genel kurulda alınan karar doğrultusunda 14/09/2017 havale tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtikleri gözetilerek incelemenin katılan Hazine vekilinin zimmet suçundan sanıklar …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:Her ne kadar sanıklar hakkında üyelerden toplanan bir kısım aidatların hesaplara aktarılmadığı, faturasız ve belgesiz harcamalar yapıldığından bahisle zimmet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 03/05/2013 tarihli raporda sanıkların uhdesinde kooperatife ait para bulunmadığı, kooperatif muhasebecisi tarafından kayıtların düzenli tutulmamasından kaynaklı kooperatif hesaplarında davaya konu açıkların oluştuğunun belirtilmesi karşısında; bu haliyle sanıkların eylemlerinin kül halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçun 5237 sayılı TCK’nin 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını en son kesen işlem olan 03/05/2012 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasa’nın 322 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 01/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yz İşl. Md.

M/B