YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22446
KARAR NO : 2021/18323
KARAR TARİHİ : 27.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığa “segbis” yoluyla yüzüne karşı verilen hükmün usulüne uygun olarak tefhim edildiği cihetle, 23/11/2020 tarihinde tefhim edilen hükmü yasal süresinden sonra 16/12/2020 tarihinde temyiz etmiş bulunan sanığın temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede ise;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 28.07.2015, iddianame düzenleme tarihinin 02.10.2015 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında, halen derdest olan Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/590 Esas sırasında kayıtlı dosyada suç tarihinin 04.09.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.03.2019 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
1.5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, adli sicil kaydına göre sanığın sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kaydının bulunduğu gözetilerek, ertelemeye engel sabıkası olmayan sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşup oluşmamasına göre hapis cezasının ertelenmesine karar verilip verilmeyeceğinin tartışılması gerektiği gözetilmeden “sanığın etkin pişmanlık kapsamında gümrüklenmiş değerin iki katı değeri veya kamu zararını karşılamadığı” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına hükmedilmesi,
2. Sanık hakkında temel cezanın belirlenmesi sırasında uygulama maddesinin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla aynı Yasanın 3/5. maddesi olarak gösterilmesi gerekirken “3/1-5” şeklinde yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 27.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.