Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/15391 E. 2021/18178 K. 01.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15391
KARAR NO : 2021/18178
KARAR TARİHİ : 01.11.2021

Nitelikli olarak işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/2, 119/1-c ve 151/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 12 ay hapis ve 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2012 tarihli ve 2009/157 esas, 2012/348 sayılı kararının, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 28/01/2015 tarihli ve 2014/816 esas, 2015/1027 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, hükümlünün 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik doğrultusundaki uzlaşma talebinin işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden reddine, mala zarar verme suçu yönünden ise kabulüne ve dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine ilişkin Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2018 tarihli ve 2009/157 esas, 2012/348 sayılı ek kararını takiben, taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine dair Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2018 tarihli ve 2009/157 esas, 2012/348 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13/04/2021 gün ve 15723/2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/06/2021 gün ve 2021/54816 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya aslının, diğer sanık yönünden temyiz incelemesi için Yargıtay’da olduğu anlaşılmakla onaylı dosya sureti üzerinde yapılan incelemede;
1-Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2018 tarihli ve 2009/157 esas, 2012/348 sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 19/04/2018 tarihli ve 2018/2207 esas, 2018/6087 karar sayılı ilamında yer alan “06.12.2006 tarihli resmi gazete’de yayımlanarak 5560 sayılı kanunun 6. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesine eklenen 4. fıkra gereğince “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” ve 5271 sayılı ceza muhakemesi kanunu’nun ‘uzlaşma’ başlıklı 253/3. maddesinin suç tarihi itibariyle, “soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmesi karşısında, 30/10/2008 olan suç tarihi itibarıyla, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlenen mala zarar verme suçunun şikayete tabi olmadığı gibi 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine göre “Etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olmadığı anlaşılmakla, itirazın bu nedenle reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile…BOZULMASINA..” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda suç tarihi olan 19/12/2008 tarihinde mala zarar verme suçunun, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğu anlaşıldığından, uzlaşma hükümlerine tâbi olmadığı anlaşılmakla talebin reddine karar verilmesi gerekirken mala zarar verme suçu yönünden yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde,
2-Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2018 tarihli ve 2009/157 esas, 2012/348 sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/02/2021 tarihli ve 2020/4603 esas, 2021/3088 karar sayılı ilâmında “…5918 sayılı kanunla değişik CMK’nın 253/3 maddesi uyarınca 09/07/2009 tarihi öncesi işlenen suçlarda, konut dokunulmazlığını bozma suçunun hırsızlık suçu ile beraber işlense dahi uzlaştırma kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş,.. ..BOZULMASINA…” şeklinde açıklamaya yer verildiği nazara alındığında;
Dosya kapsamına göre, hükümden önce 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun ile işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun uzlaşma kapsamına alınması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 3. fıkrasına, 5918 sayılı Kanun ile eklenen, “uzlaşma kapsamında bulunan bir suçun, bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağına” ilişkin son cümlenin suç tarihi olan 19/02/2008 tarihinden sonra 09/07/2009 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında, suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunan işyeri dokunulmazlığını ihlâl etme suçu yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, talebinin kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2018 tarihli ve 2009/157 Esas – 2012/348 Karar sayılı ek kararına yönelik 2 no’lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde;
Hükümlü …’ın, suç ortağı … ile birlikte 30.10.2008 tarihinde katılan …’ün iş yerine pencereyi kırarak girip içeriden iki adet bilgisayarı çalması şeklinde gerçekleşen olayda; Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2012 tarihli ve 2009/157 Esas – 2012/348 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verdiği mahkumiyet hükümlerinin temyizi üzerine Dairemizin 28/01/2015 tarihli ve 2014/816 Esas – 2015/1027 Karar sayılı onama ilamı ile anılan mahkumiyet hükümlerinin kesinleştiği, 09.07.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5918 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağı, ancak somut olayda bu tarihten önce hırsızlık suçuyla birlikte işlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun uzlaşma kapsamında kaldığı düşünülerek kanun yararına bozma isteminde bulunulmuş ise de; iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişiyle birlikte işlenmiş olduğunun anlaşılması karşısında anılan suç uzlaşma kapsamında kalmadığından mahkemenin iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden verdiği kararda bir isabetsizlik görülmediğinden (NAZİLLİ) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 15.10.2008 tarihli ve 2009/157 E., 2012/348 K. sayılı ek karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2- Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2018 tarihli ve 2009/157 Esas – 2012/348 Karar sayılı ek kararına yönelik 1 no’lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde;
Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2012 tarihli kararından sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; somut olayda suç tarihinin 30.10.2008 tarihi olduğu, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren ve “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” şeklinde olan 5560 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesine eklenen 4. fıkra gereğince 19.12.2006 tarihinden itibaren hırsızlık suçu ile birlikte işlenen mala zarar verme suçunda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği anlaşılmakla; mala zarar verme suçunun 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi gereğince uzlaşma kapsamında olmadığının gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (NAZİLLİ) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 04.12.2018 tarihli ve 2009/157 E., 2012/348 K. sayılı ek kararın belirtilen nedenle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA, 01/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.