Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/16332 E. 2012/21375 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16332
KARAR NO : 2012/21375
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların, 02/10/2006 günü saat 06:30 – 07:00 sularında yolda yürürken, açık kimlik ve adres bilgilerini bilmeyip daha önceden de tanımadıkları … isminde bir şahsın kendilerine seslenerek suça konu aracı itelemelerini istediğini; kendilerinin de aracı iteleyerek çalıştırdıklarını; daha sonra, arabanın içerisine geçip sohbet etmeye başladıklarını; bu şahsın sigara almaya gidiyorum diyerek yanlarından ayrılmasının ardından görevlilerin kendilerini yakaladıklarını belirttikleri; 02/10/2006 günü … ilinde güneşin 07:01’de doğduğu; 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesi uyarınca, saat 06:01’e kadar olan zaman diliminin geceden sayılmasının gerektiği anlaşılmakla; 02/10/2006 günü saat 06:01’den sonra 06:30 – 07:00 sularında araca bindiklerini söyleyen sanıkların beyanının aksini kanıtlayacak bir delil bulunmadığından, şüpheden sanıkların yararlanacağı kuralı karşısında suçun gündüz vakti işlendiğinin kabulü yerine , gece vakti işlendiği kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesi uyarınca hükmolunan cezadan artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi ;
2-5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanmaması halinde hükmolunan cezanın 2 yıl olarak belirlenmesi gerektiği dikkate alınarak; hükümden sonra, 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ;
3-Yakınana ait park halindeki otomobilin sağ arka kelebek camını kırarak içeri giren ve düz kontak sureti ile aracı çalıştıran sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeksizin, hatalı olarak aynı yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması ;
4-5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi göz ardı edilerek, aynı yasanın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi ;
5-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işledikleri suç nedeniyle mahkum edilen sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek, hatalı bir biçimde müteselsilen sorumluluklarına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 11/10/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.