Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/5689 E. 2013/17711 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5689
KARAR NO : 2013/17711
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I) Katılan …’in temyiz talebi bakımından yapılan incelemede;
Katılan tarafından verilen 23/11/2009 tarihli süre tutum dilekçesinde hakim havalesi bulunmayıp, gerekçeli temyiz dilekçesi üzerinde de 16/12/2009 tarihli hakim havalesinin bulunduğu anlaşılmakla; 18/11/2009 gününde tefhim edilen hükme karşı 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süre geçtikten sonra 16/12/2009 havale tarihli dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunan katılan …’in temyiz talebinin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE;
II) Sanık … müdafiinin temyiz talebi bakımından yapılan incelemede;
Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesine uyduğu halde, hatalı nitelendirme ile aynı yasanın 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması; sanık hakkında sözü edilen yasanın 142/1-b ve 143/1. maddeleri uyarınca hükmolunan 2 yıl 2 ay hapis cezasından aynı yasanın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası yerine hatalı hesaplama ile 1 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayin edilmesi; iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesine karşın, sanık hakkında bu suç nedeniyle TCK’nın 116/4. maddesi uyarınca hükmolunan cezadan aynı yasanın 119/1-c maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi; tekerrüre esas sabıkaları bulunan sanık … hakkında hükmolunan cezaların TCK’nın 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi; aleyhe temyiz olmadığından ayrı ayrı bozma nedeni yapılmamış; konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olarak TCK’nın 501/-a maddesinin karar yerinde gösterilmemesi ise, mahallinde tamamlanabilir bir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III) O yer Cumhuriyet savcısının sanık …’ın beraatine ilişkin temyiz talebi bakımından yapılan incelemede;
Hırsızlık eyleminin ardından, katılana ait iş yerinin yan tarafındaki kuru yemiş dükkanında bulunan güvenlik kamerasını izleyen görevlilerce, suça konu iş yerine anahtar kullanmak sureti ile giren bir şahsın görüldüğü; katılanın bu şahsı “ Hurdacı … ” olarak bildiğini söylemesinin ardından katılana ait iş yerinde çalışan sanık …’ın söz konusu şahsın adresini gösterebileceğini belirtmesi üzerine polis memurları ile birlikte sanık …’ın adresine gidildiğinde, evine bir otomobil ile gelen sanık …’ın yakalandığı; sanık …’ın aşamalardaki beyanlarında, katılanın iş yerine girip hırsızlık yaptığını kabul ederek, hırsızlık suçunu diğer sanık … ile birlikte ve bu şahsın temin ettiği anahtar yardımı ile iş yerinin kapısını açarak yaptıklarını; sanık … ile samimi olduğunu bildiği sanık …’nün bahse konu anahtarı bu iş yerinde çalışan sanık …’dan temin ettiğini bildiğini belirttiği; bunun üzerine beyanı alınan sanık …’nün önceleri suçlamaları inkar etmesine karşın sonradan mahkemede değiştirdiği ifadesinde, hırsızlık olayından önce yolda yürürken, eski ortağı olan sanık … ile …’in arkadaşı Mustafa Gürleyik’in kendisini görüp araçlarına aldıklarını; birlikte gezdikleri sırada sanık …’in çakmak istemesi üzerine kendisinde bulunan çakmağı verirken bu çakmağın yere düştüğünü; eğilip baktığında arabanın zemininde bir anahtar görüp aldığını ve bu anahtarı kullanarak hırsızlık yaptıklarını, olayla sanık …’in bir ilgisinin olmadığını belirttiği; sanık …’in de, üzerinde bulunan iş yerine ait anahtarın, sanık … ve arkadaşı Mustafa Gürleyik ile birlikte olduğu zaman kaybolduğunu, muhtemelen bu anahtarın sanık … tarafından alınıp hırsızlık yapıldığını belirttiği; tanık olarak dinlenen Mustafa Gürleyik de benzer beyanlarda bulunduğu anlaşılmakla; sanık …’ın aşamalardaki sanık … ile diğer sanık …’nün çok yakın arkadaş olduklarına ilişkin beyanı; sanıklar Ergülü ile …’in daha önceden ortak olarak iş yapmaları; hırsızlık sırasında elektronik eşyalar ile bir miktar para yanında, suça konu cep telefonlarının IMEI numaralarının yazılı olduğu dosyanın da çalınması karşısında, sonradan delil arz edebilecek böyle bir dosyanın bulunduğunu bilmesine olanak bulunmayan sanık …’nün beyanı ile sanık …’ın hayatın olağan akışına aykırı savunmasına itibar edilerek sanık …’ın mahkumiyeti yerine hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 06/06/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.