Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/27290 E. 2012/21931 K. 17.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/27290
KARAR NO : 2012/21931
KARAR TARİHİ : 17.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve … haklarında mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş; hükmün esasını oluşturan kısa kararın yer aldığı 04.12.2007 tarihli duruşma tutanağının birinci sayfası katip tarafından imzalanmamış ise de, duruşma tutanağının hakim tarafından imzalanması, herhangi bir sahtecilik iddiasının bulunmaması ve gerekçeli kararın tüm sayfaların hakim ve katip tarafından imzalanıp mühürlenmesi karşısında, bahse konu eksikliğin mahallinde giderilmesi olanaklı kabul edilerek tebliğnamede yer alan (1) numaralı düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar … ve … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar … ve …’ın, yüklenen suçu işlediklerine ilişkin diğer sanık …’ın sonradan geri aldığı soruşturma aşamasındaki suç atma niteliğinde kalan anlatımı dışında, hükümlülüklerine yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanık …’ın kuşku üzerine kolluk görevlilerince yakalanmasını müteakip suça konu hayvanların bulunduğu işyerini göstererek hayvanların eksiksiz olarak katılanlara iadesini sağladığı olayda, sanıklar … ve … haklarında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Suçun iştirak halinde işlenmesi dolayısıyla sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerine ayrı ayrı hükmedilmesi gerekirken, müteselsilen tahsiline hükmedilmesi,
Kabule göre de;
1-Sanık … yönünden, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür uygulamasına adli sicil kaydındaki tekerrüre esas en ağır cezanın esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla ilamın tekerrür uygulamasına esas alınması,
2-5275 sayılı Yasanın 108/4-5-6. maddesi gereğince, sanık … hakkında denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme kararını verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin üç yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.10.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.