YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5383
KARAR NO : 2021/10460
KARAR TARİHİ : 08.12.2021
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53, 58/9, 62, 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet
Temyiz edenler : Sanık ve müdafii
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine 7165 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 307. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uygulanarak tayin edilen 10 yıl 15 ay hapis cezasından TCK’nın 62. maddesi uyarınca da 1/6 oranında indirim yapılması esnasında sonuç cezanın 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde 8 yıl 16 ay 15 gün olarak hatalı hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Önceki hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen Yargıtay bozma kararının da sanık lehine olduğu nazara alınmadan bozma sonrası yapılan yargılama giderinin CMK’nın 325/3. maddesine aykırı şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmeyip CMK’nın 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün yargılama giderleri ile ilgili fıkrasındaki ”Aşağıda dökümü yapılan (2.178,26) TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazineye irat kaydına,” ibaresi çıkarılıp yerine “Aşağıda dökümü yapılan bozma öncesine ait (2.030,66) TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bozma ilamından sonra yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın … 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.