YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16555
KARAR NO : 2021/20356
KARAR TARİHİ : 01.12.2021
Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 116/1, 151/1 ve 62/1. (3 kez) maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis, 5 ay hapis ve 3.000,00 adli para cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine dair EĞİRDİR Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2018 tarihli ve 2018/392 esas, 2018/368 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/06/2021 gün ve 94660652-105-32-7305- 2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/06/2021 gün ve 2021/79066 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Dosya kapsamına göre, sanığın 05/11/2018 tarihli ve 30/11/2018 tarihli celselerde katılanların zararını gideremediğini ancak çalıştığı takdirde gidereceğini beyan etmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesinde yer alan “Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Mahkemece mağdurların zararı belirlenip, sanığa zararı gidermesi için makul bir süre verildikten sonra sonucuna göre etkin pişmanlık hükümleri yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 29/06/2020 tarihli ve 2020/5826 esas, 2020/6444 karar sayılı ilamında “28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca … zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, sanık müdafiinin hazır bulunmadığı duruşmada sanığın savunması alınarak aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş… ” şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesine temas eden hırsızlık suçundan yargılanan sanığa baro tarafından zorunlu müdafii atanmak suretiyle savunmasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
3- Somut olayda sanık hakkında üzerine atılı mala zarar verme suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesi gereğince hükmedilen 120 gün karşılığı adli para cezası üzerinden anılan Kanun’un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında, 100 gün karşılığı adli para cezası yerine 150 gün karşılığı adli para cezasına hükmedilmesi ve bunun sonucunda da 5237 sayılı Kanun’un 52. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden 2.000,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken 3.000,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Karar duruşmasında …, Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda atılı suçtan tutuklu olduğu anlaşılan sanık …’a 30.11.2018 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde CMK’nın 263’ncü maddesine göre “Bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle” hükmün usulüne uygun tefhim edilmediği sonradan cezaevinde olan sanığa yapılan tebligatların 5271 sayılı CMK’nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edildiğinden, tefhim ve tebligatın usulsüz olduğu ve gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Eğirdir Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2018 tarihli kararının sanık …’a tebliğ edilip, (Sanığın cezaevinde olması halinde, cezaevindeki sanığa CMK 263 ve 35. maddelerine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel mernis adresine tebliğ yapılmak suretiyle) usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (EĞİRDİR) Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 30.11.2018 tarihli ve 2018/392 E., 2018/368 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 01/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.