Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/3010 E. 2012/3957 K. 04.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3010
KARAR NO : 2012/3957
KARAR TARİHİ : 04.04.2012

Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçundan sanık … ve zorla kaçırıp alıkoyma suçundan sanık …’nın yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in nitelikli cinsel saldırı ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından diğer sanığın atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.05.2006 gün ve 2005/158 Esas, 2006/126 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık … müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, tayin olunan cezaların miktarı nazara alınarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Lehe olan hükmün tespiti sırasında her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gereğine uyulmamış ise de; temel cezanın alt sınırda tayini, artırım ve indirimlerin ise en lehe oranlar üzerinde yapılması halinde dahi 5237 sayılı Kanunun açıkca aleyhe sonuç doğurduğu anlaşıldığından, anılan noksanlık sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia, savunma ve duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar hakkında zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince ;
Lehe olan hükmün tespiti sırasında her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gereğine uyulmamış ise de; temel cezanın alt sınırda tayini, artırım ve indirimlerin ise en lehe oranlar üzerinde yapılması halinde dahi 765 sayılı Kanunun açıkca aleyhe sonuç doğurduğu anlaşıldığından, anılan noksanlık sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin a-b-d-e bentlerinde belirtilen hak yoksunluklarının mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendindeki hak yoksunluğunun ise koşullu salıverilmeye kadar kullanılamayacağı gözetilmeden, sanığın mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1-2. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümün çıkarılarak, bunun yerine “sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.