Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/13581 E. 2012/13212 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13581
KARAR NO : 2012/13212
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar … ve …’nun yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.06.2012 gün ve 2012/61 Esas, 2012/321 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükmolunan cezaların miktarlarına göre sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Nüfus kaydına göre 17.10.1993 doğumlu olup, suç tarihleri olarak kabul edilen 2008 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında 14 yıl 10 aylık olan mağdurenin aşamalardaki anlatımlarında, sanık …’un 2008 yılı temmuz ayında zorla kendisine nitelikli cinsel istismarda bulunduğunu, bu olaydan bir ay kadar sonra ise sanık … ile rızasıyla cinsel ilişkiye girmeye başladığını söylemesine karşın, savunmalarında sanık …’un mağdure ile 2009 yılı mayıs ayında, sanık …’ın ise 2010 yılı aralık ayında tanıştıklarını belirtmeleri, mağdure hakkında Erciyes Üniversitesi Çocuk İhmali ve İstismarını Engelleme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünce düzenlenen 23.05.2011 tarihli raporda, mağdure ile 20.05.2011 tarihinde yapılan görüşmede mağdurenin olayların iki yıl önce başladığını söylediğinin belirtildiği, bu beyanın sanık …’un suç tarihine ilişkin anlatımını doğrular nitelikte olduğunun anlaşılması ve mağdure ile anne babasının temyiz aşamasında gönderdikleri 12.10.2012 tarihli dilekçe içeriğinden suç tarihlerinin 2009 yılı mayıs ayı ve sonrası olarak kabul edilmesi gerektiği halde 2008 yılı olduğunun esas alınması,
Sanık …’un mağdure ile sanığın tanıştıkları dönemde kullandıkları cep telefonu numaraları tespit edilip, mağdurenin nitelikli cinsel istismar eyleminden sonra bir hafta boyunca sanığın kendisini ısrarla aramaya devam ettiğine dair iddiaları karşısında ilgili iletişim merciinden bu hususun araştırılarak belirlenmesi ve mağdurenin sanık tarafından suç tarihinde elinde meydana getirildiğini söylediği ve mahkeme heyeti tarafından da duruşmada görülen yara izinin ne zaman ve ne şekilde oluştuğu mağdurenin ailesi ve yakınlarından sorularak saptandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık … hakkında TCK.nın 109/2, 3-a-f ve 5. maddelerine göre verilen 6 sene 18 ay hapis cezası, aynı Kanunun 31/3. maddesiyle indirilirken, aylar yıla çevrilerek 4 sene 12 ay yerine, 5 sene olarak yanlış belirlenerek fazla cezaya hükmolunması,
Sanık … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
2009 yılı Mayıs ayı olan suç tarihine göre 15 yaşını tamamlamış olan mağdureyi rızasıyla kendi evine ve çeşitli yerlere götürerek onunla cinsel ilişkiye girdiği anlaşılan sanığın cinsel ilişkiye girme eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek TCK.nın 104/1. maddesine göre cezalandırılması gerektiği halde, yazılı şekilde hüküm kurulması, ancak mağdure temyiz aşamasında adı geçen sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçmiş olduğundan, TCK.nın 73/6. maddesi gereğince sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği de sorularak sanığın hukuki durumunun mahkemesince yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Mağdurun suç tarihindeki yaşı itibarıyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında TCK.nın 109/1, 3-f ve 5. maddelerine göre verilen 3 sene 18 ay hapis cezası, aynı Kanunun 31/3. maddesiyle indirilirken, aylar yıla çevrilerek 2 sene 12 ay yerine, 3 sene olarak yanlış belirlenerek fazla cezaya hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık …’un TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin mahalline en seri biçimde bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.