YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10312
KARAR NO : 2021/16137
KARAR TARİHİ : 16.12.2021
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmadan sonra hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde mahkemece bozma ilamına uyulmasına karşın anılan ilamın gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. 506 sayılı Yasa’nın 92. maddesi “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir.” düzenlemesini içermektedir. Buna göre Kurumun, sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi; bağlanan gelirin kesildiği veya kesilmesi gereğinin, yargılama sürecinde ortaya çıktığı durumlarda, Kurumun ödemediği veya ödeyemeyecek olduğu gelir kesimini rücuan isteyemeyeceği yönü de, tazmine yönelik davada gözetilmesi gereken genel ilkeler arasında bulunmaktadır. Dava konusu edilen gelirlere ait tablolarda 506 sayılı Yasa’nın 92. maddesinin uygulandığının anlaşılması karşısında, mahkemece öncelikle tüm hak sahiplerine ait peşin sermeye değerli gelir tabloları ve yapılan fiili ödemelere dair kayıtlar getirtilerek, davalının tazminle sorumlu olduğu ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı; gelirin başladığı tarih itibariyle 506 sayılı Yasa’nın 92. maddesi uyarınca yarıya indirilmiş hâli üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına, indirme tarihine kadar yapılan fiili ödeme miktarının yarısı da eklenmesi suretiyle belirlenmelidir. Bu sebeple Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, Kurumdan hak sahiplerinin gelire giriş tarihinde 506 sayılı Yasa’nın 92. maddesi uyarınca yarıya indirilmiş hâli üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı ve sosyal yardım zammı tutarı ile gelire giriş tarihi ile 506 sayılı Kanunun 92. maddesinin uygulandığı tarihler arasında yapılan fiili ödeme miktarı sorulmalı ve gelen kayıtlar uyarınca yukarıda belirtilen ilkeler ışığında yapılacak hesaplamalar sonucu davalıların sorumlu olduğu tutar belirlenmelidir.
O halde, davacı kurum ve davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 16.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.