YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/158
KARAR NO : 2021/2546
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, 5039 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca yapılan aylık fiyat farkı hesabında yanlış işlem yapılarak fazla ödeme yapıldığından bahisle güncelleme suretiyle hesaplanıp talep edilen alacak nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1086 sayılı HUMK’nın yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hukuka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe giren ilk halinde usuli kazanılmış hakka yer verilmemişse de bu ilkenin uygulanması, Yargıtayın içtihatları ile HMK’nın 177/2. maddesine 22.07.2020 tarih ve 7251 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile yapılan ek düzenlemeye kadar devam etmiştir. Bu ek düzenleme ile “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz” maddesi HMK’da da hüküm altına alınmış olup usuli kazanılmış hakların korunacağı bu şekilde hükme bağlanmıştır.
Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 tarih, 1987/2-520 Esas, 1988/89 Karar sayılı ilâmında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir…” şeklinde tanımlanmaktadır.
Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; (Kapatılan) Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 08.02.2018 tarihli, 2016/3841 Esas ve 2018/464 Karar sayılı bozma ilâmında; dava konusu 09.02.2007 tarihli sözleşmenin 15.2. maddesinde, yükleniciye fiyat farkı verilmeyeceği ancak mücbir sebepler veya idarenin kusuru ile işin bitim tarihinin süre uzatımı verilmek suretiyle uzatılması halinde 24.12.2002 tarih 5039 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na göre İhalesi Yapılacak Olan Yapım İşlerine İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 12. maddesi uyarınca fiyat farkı ödeneceği belirtildikten sonra, fiyat farkı hesaplanırken temel indeks ve güncel indeks olarak Başbakanlık DİE tarafından yayımlanan (1994=100) bazlı Tablo-2; toptan eşya fiyatları indeks sayıları tablosunun “Genel” satırındaki sayının esas alınacağı kararlaştırıldığı, söz konusu fiyat farkı hesabında uygulanacak esasların 5-k maddesinde temel indeksin ihale (son teklif verme) tarihinin içinde bulunduğu aydan bir önceki aya ait indeksi ifade edeceği, aynı esasların 12. maddesinde fiyat farkı verilebilecek hal açıklandıktan sonra ikinci fıkrada fiyat farkı hesabında temel indeksin, iş bitim tarihinin içinde bulunduğu aya ait indeksi, güncel indeksin ise hakedişin düzenleme tarihinin içinde bulunduğu aya ait indeksi ifade edeceği açıklanmış ve temel indeks ile güncel indeks olarak, Başbakanlık DİE tarafından yayımlanan (1994-100) bazlı tablo-2; Toptan Eşya Fiyatları İndeks Sayıları Tablosunun “Genel” satırındaki sayının esas alınacağı belirtilerek bu esaslar çerçevesinde hesaplama yapılması bildirilmesine rağmen mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda; Bakanlar Kurulu Kararnamesi’ndeki hesaplamanın düzenli hakediş yapılması varsayımı üzerine düzenlendiği fakat taraflar arasında hakedişlerin düzenli olarak yapılmadığı, kararnamenin “Tanımlar” başlıklı 5. maddedinin (m) bendi uyarınca fiyat farkının, anahtar teslimi götürü bedel sözleşmelerde uygulama ayı içinde iş programına uygun olarak ilerleme yüzdelerine göre gerçekleşen imalat iş grupları için kararname esaslarına göre ödenecek ve kesilecek bedeli ifade ettiğini belirterek reviz iş programına göre hesaplama yapıldığı belirtilmiştir. Bozma ilamında açıkça, fiyat farkı hesabında uygulanacak esasların 5-k maddesinde temel indeksin ihale (son teklif verme) tarihinin içinde bulunduğu aydan bir önceki aya ait indeksi ifade edeceği, aynı esasların 12. maddesinde fiyat farkı verilebilecek hal açıklandıktan sonra ikinci fıkrada fiyat farkı hesabında temel indeksin, iş bitim tarihinin içinde bulunduğu aya ait indeksi, güncel indeksin ise hakedişin düzenleme tarihinin içinde bulunduğu aya ait indeksi ifade edeceği açıklanmış olmasına ve bozma ilamına uymakla bu husus ile ilgili usuli kazanılmış hak meydana gelmesine rağmen hakedişlerin düzenli yapılmadığı gerekçesi ile hakediş tarihleri yerine revize iş programına göre belirlenen tarihlerin esas alınarak hesaplama yapılması ve bu hesaplamaya göre hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı HMK’nın 281/3. maddesi uyarınca kamu ihale mevzuatı ve fiyat farkı hesabı konusunda uzman ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan taraflar arasındaki sözleşmenin 15.2. maddesi 5039 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki fiyat farkı hesabında uygulanacak esasların 12. maddesi uyarınca fiyat farkı hesabında temel indeksin, iş bitim tarihinin içinde bulunduğu aya ait indeksi, güncel indeksin ise hakedişin düzenleme tarihinin içinde bulunduğu aya ait indeksi ifade edeceği de göz önünde tutularak bu maddede belirtilen DİE indeks sayıları tablosunun “Genel” satırındaki sayıları dikkate almak ve gerekli hesaplamaları yapmak suretiyle, davacının borçlu olmadığı miktar konusunda mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan usuli kazanılmış hakka aykırı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 23.12.2021gününde oy birliğiyle karar verildi.