Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/15480 E. 2021/19410 K. 22.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15480
KARAR NO : 2021/19410
KARAR TARİHİ : 22.11.2021

Basit yaralama ve mala zarar verme suçlarından şüpheliler… haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Şereflikoçhisar Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/05/2019 tarihli ve 2018/916 soruşturma, 2019/809 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süresinde yapılmadığından bahisle reddine ilişkin merci Aksaray 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21/01/2020 tarihli ve 2020/128 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19/04/2021 gün ve 3915-2021 Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/06/2021 gün ve 2021/71446 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun’un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, anılan Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında; somut olayda, müştekinin kolluk tarafından ifadesi alınırken verdiği adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu ve kararın kesinleşmediği anlaşılmakla, müştekinin 01/06/2020 tarihli itiraz dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde verilmiş olduğu kabul edilerek, itirazın esastan incelenip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde süre yönünden reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Şüpheliler… hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından yapılan soruşturma neticesinde, Şereflikoçhisar Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/05/2019 tarihli ve 2018/916 Soruşturma, 2019/809 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müşteki … tarafından yapılan itirazın 15 günlük yasal süresi içerisinde yapılmadığından bahisle reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, müştekinin kolluk tarafından ifadesi alınırken verdiği bilinen en son adresine doğrudan “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılan ve Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince 30/05/2019 tarihinde yapılan tebligat işlemi usule aykırı olduğundan, müştekinin 01/06/2020 tarihli itiraz dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde verilmiş olduğu kabul edilerek, buna göre itirazın esastan incelenmesi gerekirken yazılı şekilde süre yönünden reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (AKSARAY) 1. Sulh Ceza Hakimliğinden kesin olarak verilen 21/01/2020 tarihli ve 2020/128 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 22/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.